Find best premium and free Magento themes at Design4Magento.com

 

Araştırmaya dayanan ürünlerin korkulu rüyası “ eksiklik” ve “yanlışlık”tır. 
Ne kadar titiz davranırsanız davranın, bir şeyleri atlamış olma olasılığınız daima vardır.
Yazılı kaynağı bulunmayan konuları irdelediğiniz zaman risk oranı bir o kadar daha artmaktadır. 
Fotoğrafçılığımızla ilgili olarak Kıbrıs’ta ilk olarak 1995 yılında yayımlanan  “Geçmişten Günümüze Kıbrıs’ta Fotoğraf  Vitrinimiz” adlı eser de aynı riskle yaşam bulmuştu.
Aradan geçen 10 yıllık süre, söz konusu risklerin bu çalışmayı da etkilediğini ortaya çıkardı. Yanı sıra, ilk çalışmanın kazandırdığı deneyim, geçmişi ve 1995 yılından 2006 yılına kadar gelişen olayları daha iyi değerlendirme olanağı yarattı. 
“Kıbrıs’ta Fotoğraf ve Fotoğrafçılık” adlı bu çalışmayla fotoğraf  vitrinimizi daha net ve anlaşılır biçimde izlemek olanaklı hale geldi. 
Ancak yine de “Acaba bir yerlerde bir eksiklik ya da yanlışlık var mıdır?” sorusu beni uğraştırmaya devam ediyor.
Böyle olmasına rağmen toplumun bilgiye ihtiyacı ve hakkı olduğu düşüncesiyle bildiklerim ve öğrendiklerimi paylaşmak istedim. 
Son 10 yıllık dönemde fotoğrafçılar arasında yaşanan tatsız sürtüşmeler Kıbrıs Türk fotoğrafçılığının sancılı ve sıkıntılı bir süreç yaşamasına neden oldu.  
Bireysel çıkar ve hazımsızlıklar sonucu koparılan fırtınadan sonra şu sıralar büyük bir sessizlik yaşanmaktadır. Bu sessizliğin samimiyet ve hoşgörüyle beslenerek güzel günlerin habercisi olmasını diliyorum.
Katkılarından dolayı  başta eşim Gülin, kızım Ilter ve oğlum Tuncay’a, Araştırmacı-Yazar Mustafa Gökçeoğlu’na, Ergin Birinci, Yaşar Ersoy, Mustafa Hastürk, Nuri Ünüçok, Özlem Kaya Yalgın,  Sercan Osmanoğlu, Evangelos Hacıdimitriu  ve Hüseyin Önal’a çok teşekkür ederim.

Gazi Yüksel

---

“Kıbrıs’ta Fotoğraf ve Fotoğrafçılık” üzerine….
            Zaman su örneği akıp gider. Gerçi zaman tekerrürden ibarettir derler ama, geçmişi bire bir yaşamak olası değildir. Hele bizim gibi belleği güçsüz olan topumlarda olayın açmazı daha büyüktür. Yazı toplumu olmayanlarda belgelerin saklanıp korunması güçlüğü de ortadadır. Birey olarak da belleğimiz çok güçlü değildir. Toplumsal belleğin en önemli göstergesi olan arşivciliğimizin, dolayısıyla kolleksiyonculuğumuzun geliştiğini kim söyleyebilir ?
Olay, bireysel bazda farklılık göstermez. Geçenlerde bir arkadaşla söyleşirken söz dönüp dolaşıp evliliğe geldi. Sınamak için ne zaman evlendiğini sordum. Aldığım yanıt çok ilginç oldu.
-Ben akşam yediğimi bile unuttum.
Aldığım bu yanıtın ardından çocuklarının doğum tarihlerini sordum. Anlamsız anlamsız yüzüme baktı. Bir türlü anımsayamadı.
Toplum olarak da aynı durumdayız. Bırakın geçmişi, yakın zamanla ilgili bilgilerimiz bölük pörçük, darma dağınık. Ufak tefek birşeyler olsa da, onlar da biri aramanda biri de Karaman’da. Aramaya kalktığınızda birini bulsan ötekileri bulamazsın. Yirmibirinci yüzyıla girmiş olmamıza karşın fotoğrafların, karikatürlerin, resimlerin sürekli sergilendiği bir sergi salonumuz yok. Dahası fotoğraf müzemiz, çocuk oyuncakları müzemiz de yok. Oysa halkımızın elinde müze dolduracak kadar belge ve aracın bulunduğu bir gerçektir.
Büyük savaşımızdan sonra bireysel bazda toplamacılığa dayanan fotoğraf koleksiyonu oluşturma çabaları oldu. Kimilerine de atadan babadan koleksiyonlar kaldı. 1974 yılından sonra eski fotoğraflardan oluşan sergileri izlemek olanağı bulduk. Seyrine doyum olmayan o güzelim fotoğrafları gördük.
Geçmiş zamanı durdurup günümüze taşıyan fotoğraf denen nesnenin enginliklerinde dolaştık. Eski fotoğraflardan oluşan sergilere gittikçe içimizdeki soru işaretleri arttıkça arttı. Zamanı dondurup bu güzellikleri günümüze aktaranlar kimlerdi ? Her açılan sergi kafamızdaki soru işaretlerini arttırdı. Fotoğrafların kimler ve hangi duyarlılıklarla çekildiğini bilememenin ezikliğini yaşadık. Dolayısıyla kimi fotoğrafların taşıdığı anlamı tam olarak yerine oturtamadık. Bereket versin bu beklentimiz çok sürmedi. Gazi Yüksel ilk araştırmalarını Geçmişten Günümüze Kıbrıs’ta Fotoğraf Vitrinimiz adı altında yayımladı. Kafamızdaki soruların çoğunun yanıtını bulduk.
Gazi Yüksel, fotoğraf sanatçılığı yanında çok çalışkan bir araştırmacıdır. Ben yaptım oldu, demedi. Araştırmalarını kesintisiz sürdürdü. Ulaşamadığı kaynakların üzerine yeniden gitti. Bıkmadı, usanmadı. Birikimli olması yanında kararlılığı da başarılı olmasını sağladı. Toplumumuzun sönük olan belleğini aydınlattı. Sonuçta elinizdeki bu kitap ortaya çıktı.
Bizlere sunduğu bu kitaptan dolayı kendisini kutlamak gerekir. Elimizden başka ne gelir ki !...
Balın tadını aldık. Bundan sonraki en büyük beklentimiz yeni kitapları olacaktır.
Çalışmalarında başarılar dilerim.

Mustafa Gökçeoğlu
Araştırmacı-Yazar