Find best premium and free Magento themes at Design4Magento.com

 

Basın fotoğrafçılığı veya foto muhabirliği Türkiye’de ve dünyada büyük öneme sahiptir. Kuzey Kıbrıs’taki gazetelerin çoğunda ise fotoğrafa bakış açısı “dolgu malzemesi” temelindedir. Kadrolarında foto muhabirlerine son kalemde yer vermeleri bu savı kanıtlayan en önemli icraattır. Fotoğraf Editörlüğü ise ne acıdır ki hala daha hiçbir gazetemizde ve haber ajansımızda bulunmamaktadır.
KKTC Devleti’nin resmi haber ajansı Türk Ajansı-Kıbrıs’da bile haber fotoğrafına verilen önem aynı hizmeti veren dünyadaki örneklerine göre binde bir oranındadır.
İşte “foto muhabiri” olarak “meslek sahibi” olabilmenin imkansız sayılabileceği böyle bir ortamda 20 yıllık deneyime sahip olmayı şahsım için büyük bir şans olarak değerlendiriyorum.
Pratikte çok zor şartlarda öğrendiklerimi paylaşma isteğim bu kitabın oluşmasında ateşleyici unsur oldu. Basın fotoğrafçılığının detayları konusunda doğrudan ulaşılacak herhangi bir Türkçe kaynak olmayışı ise bana bu konuda birşeyler yapılması gerekliliğini hissettirdi.
Öncelikle üniversitelerde öğrenim gören gençlerimize yıllarca çalışarak öğrenebilecekleri bilgileri daha önceden verebilmeyi ana hedef olarak belirledim. Ayrıca, bu çalışmanın mesleğe yeni başlayanlara ve bu konuyu merak eden insanlara da küçük bir katkı olacağını sanıyorum.
Kıbrıs fotoğrafçılık tarihi konusunda araştırmalar yaparken eski fotoğrafçılarımızın çoğunun bildiklerini yeni nesilden sır gibi sakladıklarını saptamıştım. Bildiklerini öğretmek istememeleri yönünde sergiledikleri ortak tavır beni gerçekten çok şaşırtmıştı. Bu tavrı meslekle ilgilenen insanları “rakip” olarak gördüklerinden dolayı sergilemiş oldukları gerçeği ise daha da şaşırtıcıydı.İçinde bulunduğumuz iletişim çağında bu tür tavrıların bir önemi yok tabii ki. Ancak, iletişim teknoloji ve imkanlarının çok kısıtlı olduğu 1970’li yıllara kadarki şartları göz önüne getirdiğimizde bilgiye ulaşmanın insanların koyduğu ortak tavırla ne kadar daha zorlaştığı hayal edilebilir sanıyorum.
“Basın Fotoğrafçılığının Sırları” kitabını hazırlarken adını ilk anda koyabilmemde geçmişte yaşadığım bu deneyimin büyük etkisi oldu. Meslek sırlarının başka insanlara aktarılmasının zararlı değil, aksine yararlı olduğu inancımı Karl Marx’ın şu özdeyişi de açıkça perçinlemektedir;
“Başkalarının gelişmesi benim de gelişmemin koşuludur.”